Bir Top Dünyayı Değiştirebilir mi?
BİR TOP DÜNYAYI DEĞİŞTİREBİLİR Mİ?
Kimine göre 22 kişinin bir topun arkasından koşması olarak tanımlanan futbol aslında dünyada da çok yaygın ve takip edilen bir spordur. Ülkemize futbolun İngiltere’den çıkarak yayılması sırasında Osmanlı İmparatorluğunun belli başlı ticaret limanlarındaki kentlere yerleşen İngilizler futbolu ülkemize sokan kişiler olmuşlardır. İstanbul, İzmir, Selanik futbolun oynandığı ilk 3 şehir olmuştur. Buralarda İngilizler futbol oynarken Rumlar da onlara katılmışlar ve futbol maçları yapılmıştır. İzmir’de ilk futbol kulübü 1984 yılında İngilizler tarafından kurulmuş ve adı “Football Club Smyrna” olmuştur. İstanbul’da futbol oynanmaya başlanması ise ancak 1895 yılında Kadıköy ve Moda’da olmuştur. İzmir’den İstanbul’a göçen İngilizler burada futbol oynamışlardır. Buradaki Rumlarda futbola merak sarmışlardır ve futbol İstanbul’da çok büyük bir hızla yayılmıştır. Daha sonra ülkemizde büyük ilgi gören futbol ilerlemiş ve ülkemizin büyük takımlarından Galatasaray, papazın Çayırı’nda İngilizlerin oynadığı futbolu gören Galatasaray Sultanîsi öğrencilerinden Ali Sami Yen, Asım Tevfik (Sonumut), Emin Bülent (Serdaroğlu), Celâl (Şehit), Bekir (Sıtkı), Tahsin Nahit, Nikolof (Kaptan), Abidin Daver tarafından kırmızı beyaz forma renkleriyle 1905 Ekiminde kuruldu.
Ülkemizde böyle başlayan futbol, tarihi maçlara, tarihi olaylara şahit olmuştur. Özelliklede ülkemiz futbolu tarihi maçlara imza atmış, insanların 90 dakikalığınada olsa sıkıntılarını unutturup onlara eğlenceli vakit geçittirmiştir. Bence futbol bir görsel şölendir. Stadyumundaki taraftarlar, giydikleri formalar, yaptıkları kareografiler hepsi bir görsel şölen, sanat. Stadyum tasarımları, sahadaki çimin biçim şekli, oyun içine bakarsak futbolcuların giydiği renkler, sahadaki futbol bile bir şölendir. Maç esnasındaki paslar, güzel çalımlar, etkileyici goller ve diğer saha içi davranışlar hepsi bir şölen, sanattır. Aynı 4 yılda bir yapılan dünya kupaları gibi. Hayat futbol varsa güzel.
Ben küçükken dünya kupası geliyor diye heyecanlanır uyuyamazdım. Acaba bu sene ülkem dünya kupasında neler yapacak diye heyecanlanırdım. Aynı şey Avrupa kupaları içinde geçerli. Futbol turnuvaları ne zaman olsa heyecandan uyuyamazdım. Hiç bir zaman unutmam 2014 Dünya Kupası ülkemizde katılmış. Heyecanla maçları takip ediyorum. Ülkemiz gruplardan çıkamadı ve ben çok üzülmüştüm. Diğer takımları takip etmeye devam etsemde ülkemiz adına bence bir hayal kırıklığı olmuştu. Son 5 yılda 15'ten fazla stadyum inşa et. Onlarca spor tesisi kur. Binlerce sporcun olsun ama 2014 Dünya kupasına katılama. Tek 2014 değil, 2018'e de katılamadık. 2010 da katılamamıştık. Her zaman gruplarda eleniyoruz. Sağlık olsun deyip önümüze bakmak lazım ne desek boş. Hedef 2022 diyelim. Umarım sporcularımız ve federasyon sıkı çalışır ve önümüzdeki turnuvalara insanlar Türk futbolunu ve Türk şölenini görür.
Türk futboluna şölen sözcüğünden geldik. Her neyse Futbol konuşmaya devam. Futbol sadece bir şölen değildir. Futbol aynı zamanda bir dünya vazgeçilmezidir. Bu konuda duracak olursak ülkeler futbol oynarken aynı zamanda bir çok yardıma, başarıya, ilke imza atıyor. Mesela herhangi bir takım kazandığı geliri bir yere bağışlayarak iyilikte yapmış oluyor. Sen hiç bir iş yaparken birilerini sevindirdin mi?
Mesela futbol bunu yaptı. Futbol takımları, sporcuları bunu yaptı. En basit örneği Dünya kupasında toplanan gelirin bir kısmı zamanında kanser hastası olan çocukların tedavisi masrafları için kullanıldı ya da bir sporcu bunu yaptı. Mesela Mesut Özil. Türk asıllı Alman futbolcu. Avrupa Futbol Şampiyonası (EURO 2016) süresince 11 Afrikalı çocuğun ameliyatı için yardım edeceğini duyurdu. Daha sonra bu kampanyaya Manchester United'ın Fransız Futbolcusu Paul Pogba'da katıldı. 
Yardım dışında siz hiç bir sporun savaş durdurabileceğini gördünüz mü? Bir top dünyayı değiştirebilir mi? Futbol bunu yaptı, bir top bunu yaptı. Daha doğrusu bunu ülkesi savaşın içinde olan ünlü futbolcu, eski Galatasaraylı Didier Drogba yaptı. Olay şöyle oldu:
"Takvim 8 Ekim 2005’i gösteriyordu. Kanlı bir iç savasın içinde olan Batı Afrika ülkesi Fildişi Sahili’nin milli takımı Sudan'ı yendi ve 2006'da Almanya'da yapılacak Dünya Kupası'na katılmaya hak kazandı. Futbolcuların soyunma odasındaki kutlamaları ülkedeki tüm televizyonlardan canlı yayınlanıyordu. Takım kaptanı Didier Drogba mikrofonu eline aldı, dizlerinin üzerine çöktü, ağzından tarihi bir konuşma döküldü:
"Lütfen silahları bırakın”
"Bayanlar baylar. Fildişi Sahili'nin kuzeyindekiler, güneyindekiler, merkezindekiler, batısındakiler. Biz bugün tüm Fildişi halkının bir arada var olabileceğini, tek bir amaç uğruna oynayabileceğini gösterdik. Biz kutlamaların insanları birleştireceğinin sözünü verdik. Size dizlerimizin üzerinde yalvarıyoruz. Affedin! Affedin! Affedin! Afrika'da bunca zenginliğe sahip bir ülke savaşa sürüklenmemeli. Lütfen silahlarınızı bırakın. Seçimlere gidin. Her şey daha iyi olacak..."
Drogba, canlı yayında söylediği sözlerle savaşı bitiren gerçek bir kahramana dönüştü ve gözyaşlarıyla kavrulan ülkesini barışa kavuşturdu. Böylece bir top dünyayı değiştirdi.
Bu verdiğim örnekler futbol oynayanların ya da futbolda yetkili kişilerin yaptığı en basit yardımlar ve değişimler. Daha bir çok futbolcu ya da futbolla alakası olan insan, kurum ve kuruluş futbol gibi bir spor şöleni üzerinden insanları sevindiriyor ve dünyaya mutluluk ve heyecan katmaya devam ediyor. Barışı sağlıyor ve karanlığı aydınlatıp dünyaya renk kazandırıyor. İşte bir top dünyayı böyle değiştirebilir. Ben bu yüzden bu verdiğim basit örneklerden daha fazlası olan bir spordan bahsettim sizlere. Bu sporu sadece spor olduğu için değil, bir şölen, dünya üzerine etki yaratabilen bir güzellik olarak tanımlıyorum ve bu sporu çok seviyorum. Ben Buğra Akçakoyun, size bir topun dünyayı nasıl değiştirdiğini ve futbolun güzelliklerinden bahsettim. Umarım okurken zevk almış, futbolu size sevdirebilmiş ve 22 kişinin neden bir topun peşinde koştuğunu ve milyarlarca insanında neden bunu severek izlediğini sizlere aktarabilmişimdir.
YAZAR: Buğra Akçakoyun

